Atatürk'ün Hayatı
Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selanik`te Kocakasım Mahallesi, Islahhane Caddesi`ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası bir gümrük memuru olan Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım`dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın`dan Makedonya`ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf kâtipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım`la evlendi. Atatürk`ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.

Eğitim
Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi`nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi`ne geçti. Ancak Mustafa Kemâl babasını çok küçük yaşlarda kaybetti (1888). Bu nedenle okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Mustafa ve annesi dayıları ile birlikte yaşamak üzere taşraya Rapla Çiftliği`ne gittiler. Onu annesi büyüttü. Mustafa çiftlikte çalışmaya başlamış, ancak annesi okula gitmemesi nedeniyle endişelenmeye başlamıştı. Sonunda, annesinin Selânik`teki kız kardeşi ile birlikte yaşamalarına karar verildi. Böylece Mustafa Selânik`e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi`ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye`ye girdi. Bu okuldaki Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. Askeri Rüştiyeyi 1895 yılında bitirdikten sonra, Mustafa Kemal Manastırdaki Askeri İdadiye girdi. 1899 yılında Manastır Askeri İdâdi`sini bitirip, 3 Mart 1899`da İstanbul`da Harbiye`nin hazırlık sınıfına kaydoldu. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu. Harp Akademisi`ne devam etti. 11 Ocak 1905`te kurmay yüzbaşı rütbesiyle Akademi`yi tamamladı.

Gazi Ünvanının Verilmesi
Sakarya Zaferi`nden sonra 19 Eylül 1921`de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal`e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923`te imzalanan Lozan Antlaşması`yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması`yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı. 23 Nisan 1920`de Ankara`da TBMM`nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti`nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı`nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922`de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu`yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923`te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet`in ilk hükümeti kuruldu.


Atatürk'ün Ölümü

Atatürk ülke içerisinde sık sık seyahat etmiştir. Gemlik ve Bursa gezileri esnasında soğuk almıştı. Tedavi olmak ve dinlenmek üzere İstanbul`a geri döndü. Ama, ne yazık ki çok ciddi bir şekilde hastalanmıştı. 10 Kasım 1938 tarihinde saat 09.05`te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul`da Dolmabahçe Sarayı`nda hayata gözlerini yumdu, ama insanlarının gözünde ölümsüzlük kazandı, insanlarının kalplerinde yerini aldı. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici olarak Ankara Etnografya Müzesi`nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına defnedildi.

KRONOLOJİ
1881-1908
19 Mayıs 1881 - Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım`ın "MUSTAFA" adını verdikleri çocukları, Selanik Kasımiye Mahallesi, Islahane Caddesi`ndeki evde, bugün müze olarak kullanılan iki katlı pembe evde dünyaya geldi.

1888-1893 - Mustafa çok kısa bir süre Mahalle Okulu`nda okuduktan sonra, modern eğitim yapan Şemsi Efendi İlkokulu`nu bitirdi. Babası ölünce, annesiyle dayısının çalıştığı çiftliğe gitti. Orada tarla bekledi, daha sonra annesiyle Selanik`te oturan teyzesinin yanına döndü. Burada kısa bir süre Mülkiye Hazırlık Okulu`na devam etti.

1893 - Küçük Mustafa, Selanik Askeri Okulu`na (rüştiye`ye) girdi. Sınıfta aynı adı taşıyan Matematik Öğretmeni Mustafa, sınıf birincisi olan küçük Mustafa`nın adını "Mustafa Kemal" olarak değiştirdi.

1906 - Mustafa Kemal, Manastır Askeri Okulu`na (idadiye) girdi.

13 Mart 1899 - Mustafa Kemal, İstanbul`da Harp Okulu`na girdi.

10 Şubat 1902 - Mustafa Kemal, Harp Okulu`ndan mezun oldu. Kurmay Okulu`nda öğrenci iken tarihsel konulara ilgi duydu. Bu sıralarda kimi arkadaşlarıyla el yazısı bir dergi çıkardı.

11 Ocak 1905 - Mustafa Kemal, Harp Akademisi`nden Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile mezun oldu.

Merkezi Şam`da bulunan 5. ordu emrine verildi.

1906 - Mustafa Kemal, arkadaşlarıyla Şam`da "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti`ni" kurdu.

1907 - Mustafa Kemal, gizlice Selânik`e giderek, bu cemiyetin orada bir şubesini açtı.

1909-1910
13 Nisan 1909 - Mustafa Kemal, Selanik`te bulunduğu sırada, İstanbul`da, 31 Mart Olayı oldu.

Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu, Selanik`ten İstanbul`a yürümeye başladı.

Mustafa Kemal, bu ordunun kurmay başkanı idi.

22 Eylül 1909 - Mustafa Kemal, Selanik`te toplanan İttihat ve Terakki Kongresi`ne katıldı. Burada yaptığı konuşmada: "Devletin iç ve dış tehlikelere karşı koyabilmesi için güçlü bir orduya ve partiye ihtiyacı bulunduğunu, fakat bunların ayn ayrı çalışması gerektiğini" söyledi. Bu görüşünden dolayı ittihatçılarla arası açıldı.

1910-1911
1910 - Mustafa Kemal, Arnavutluk isyanının bastırılmasında kurmay başkanı olarak görev yaptı. Aynı yıl içinde, Fransız ordularının manevralarını " izlemek üzere bir askerî heyetle Fransa`ya gitti.

13 Eylül 1911 - Mustafa Kemal, İstanbul`daki Genelkurmay Karargâhı`nda görevlendirildi.

5 Ekim 1911 - Mustafa Kemal, Tobruk`ta ve Derne`de italyanlara karşı savunma savaşlarına katıldı.

27 Kasım 1911 - Mustafa Kemal, Trablusgarp`ta bulunduğu sırada binbaşılığa terfi etti.

1912-1913
9 Ocak 1912 - Mustafa Kemal, Trablus-İtalyan-Osmanlı Savaşı`nda Tobruk saldırısını başarıyla yürüttü.

8 Ekim 1912 - Mustafa Kemal, Balkan Savaşı`nın çıkması üzerine anavatana dönerek, Bolayır`da kurulan kolordunun harekât şubesi müdürlğüne getirildi.

25 Kasım 1912 - Mustafa Kemal, Çanakkale Boğazı Kuvayı Birlikleri Harekât Şubesi Müdürlüğü`ne atandı.

1913 - Mustafa Kemal, Kolordu Kurmay Başkanı olarak Edirne`nin kurtarılmasına katıldı.

1914-1915
1 Mart 1914 - Mustafa Kemal, yarbaylığa terfi etti.

2 Şubat 1915 - Mustafa Kemal Eceabat (Maydos)`ta bulunan 19. Tümen Komutanlığı`na atandı.

18 Mart 1915 - İngiliz ve Fransızların büyük bir donanma ile Çanakkale Boğazı`nı zorlamaları üzerine Mustafa Kemal, burada düşman birliklerini denize dökerek Çanakkale Deniz Zaferi`ni kazandı.

25 Nisan 1915 - Mustafa Kemal komutasındaki Türk birlikleri, Arıburnu`nda çıkarma yapan ingiliz ve Anzaklar`ın saldırılarını durdurdu.

1 Haziran 1915 - Mustafa Kemal, Albaylığa terfi etti.

8-9 Ağustos 1915 - Mustafa Kemal, Anafartalar Komutanlığı`na atandı. 10 Ağustos`ta düşmanı yenilgiye uğrattı.

17 Ağustos 1915 - Mustafa Kemal, Kireçtepe Zaferi`ni kazandı.

21 Ağustos 1915 - Mustafa Kemal, ikinci Anafartalar Zaferi`ni kazandı.

14 Ocak 1916 - Mustafa Kemal, Edirne`de bulunan 16.Kolordu Komutanlığı`na atandı.

1 Nisan 1916 - Mustafa Kemal, Tuğgeneralliğe terfi etti.

6/7 Ağustos 1916 - Mustafa Kemal. 7. Ordu Komutanı iken, 18 Martta 2. Ordu Komutanhğı`na getirildi.

5 Temmuz 1917 - Mustafa Kemal, 7. Ordu Komutanhğı`na atandı.

20 Eylül 1917 - Mustafa Kemal, 7. Ordu Komutanı iken memleketin ve ordunun durumunu açıklayan tarihsel bir rapor hazırladı.

15 Aralık 1917 - Mustafa Kemal, Veliaht Vahdettin`le Almanya`ya gönderildi.

5 Ocak 1918 - Mustafa Kemal, Almanya`dan geri döndü.

16 Ağustos 1918 - Mustafa Kemal, yeniden 7. Ordu Komutanhğı`na getirildi. Düşmana karşı Halep`in kuzeyinde bir savunma hattı kurdu.

26 Ekim 1918 - Halep yakınlarında düşman saldırısını durdurdu.
31 Ekim 1918 - Mustafa Kemal, Limon Fon Sanders`ten Yıldırım Orduları Komutanhğı`nı teslim aldı.

13 Kasım 1918 - Mustafa Kemal, İstanbul`a döndü.

21 Kasım 1918 - Mustafa Kemal, Fethi Bey`le (Okyar) İstanbul`da Mimber Gazetesi`ni çıkarttı.

1919
20 Nisan 1919 - Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişliği`ne atandı.

30 Nisan 1919 - Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu`ya tayin edildi.

15 Mayıs 1919 - Mustafa Kemal, Vahdettin`le görüştü.

16 Mayıs 1919 - Mustafa Kemal, Bandırma Vapuru`yla İstanbul`dan Samsun`a hareket etti.

19 Mayıs 1919 - Mustafa Kemal, Salı günü sabah saat sekizde Samsun`a çıktı.

28 Mayıs 1919 - Mustafa Kemal Paşa, Havza`da yayınla dığı genelge ile Kurtuluş Savaşı`m başlattı.

21/22 Haziran 1919 - Mustafa Kemal Paşa, Amasya`da millî mücadeleyi başlatan, "Amasya Genelgesi"ni yayınladı.

25 Haziran 1919 - Mustafa Kemal Paşa, Amasya`dan Sivas yoluyla Erzurum`a hareket etti.

3 Temmuz 1919 - Mustafa Kemal Paşa, "Doğu İlleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" toplantısına katılmak üzere Erzurum`a geldi.

8 Temmuz 1919 - Mustafa Kemal Paşa, çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa etti. Türk ulusunun bir kişisi olarak vatanı ve ulusu kurtarmak için çalışmalara başladığını açıkladı.

23 Temmuz 1919 - Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi`nde, Temsil Heyeti Başkanlığı`na seçildi. Bu toplantıda, "Misak-ı Millî Kararları" kabul edildi.

4 Eylül 1919 - Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi Başkanlığı`na seçildi.

11 Eylül 1919 - Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdaffa-i Hukuk Cemiyeti Temsil Heyeti Başkanlığı`na seçildi.

12 Eylül 1919 - Mustafa Kemal, illere ve komutanlıklara, İstanbul Hükümeti ile her türlü haberleşmenin kesildiğini bildirdi.

20/22 Ekim 1919 - Mustafa Kemal Paşa`nın Amasya`da İstanbul Hükümeti temsilcileri ile görüştü ve Amasya Protokolü`nü imzaladı.

7 Kasım 1919 - Mustafa Kemal, Erzurum`dan milletvekili seçildi.

27 Aralık 1919 - Mustafa Kemal Paşa, Temsil Heyeti ile Sivas üzerinden Ankara`ya geldi.

28 Aralık 1919 - Mustafa Kemal Paşa`nın Ankara`lılarla yaptığı konuşmada: "Vatanı düşman istilâsından mutlaka kurtaracağız. Fakat vazifemiz bununla bitmeyecektir. Medenî milletler arasında yerimizi alacağız." diyordu.

1920
10 Ocak 1920 - "Hâkimiyet-i Milliye" Gazetesi Ankara`da kuruldu.

12 Ocak 1920 - Meclis-i Mebusan İstanbul`da toplandı.

28 Ocak 1920 - "Misak-ı Millî", Meclis-i Mebusan`ın İstanbul`da yaptığı gizli toplantıda kabul edildi.

16 Mart 1920 - Mustafa Kemal Paşa, İstanbul`un İtilâf Devletleri tarafından işgalini. İstanbul Hükümeti`ne ve bütün devletlere gönderdiği bir yazı ile protesto etti.

19 Mayıs 1920 - Mustafa Kemal Paşa, Anadolu`ya geçen Osmanlı milletvekillerine bir çağrıda bulunarak, olağanüstü yetkilere sahip ve ulusun gerçek iradesini temsil edecek bir meclisin Ankara`da toplanmasını istedi.

23 Nisan 1920 - Mustafa Kemal Paşa, Ankara`da Hacı Bayram Camii`nde kılınan Cuma namazından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi`ni açtı.

24 Nisan 1920 - Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına seçildi.

10 Ağustos 1920 - istanbul Hükümeti ile itilâf Devletleri arasında, Türkiye`yi parçalayan ve bağımsızlığımızı sona erdiren SEVR ANTLAŞMASI imzalandı.

13 Eylül 1920 - Halkçılık programı, Mustafa Kemal Paşa tarafından TBMM`sinde okundu.

29 Eylül 1920 - TBMM`si kuvvetleri, Sarıkamış`ı düşman istilâsından kurtardı.

30 Ekim 1920 - TBMM`si kuvvetleri, Kars`ı düşman işgalinden kurtardı.

8/9 Aralık 1920 - Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Moskova Büyükelçiliğine; Genelkurmay Başkanı İsmet Bey (İnönü) de Batı Cephesi Komutanlığı`na atandı.

2/3 Aralık 1920 - Türkiye-Ermenistan arasındaki sınırı çizen belge, TBMM`si ile Rusya arasında yapılan Gümrü Antlaşmasıyla tespit edildi.

5 Aralık 1920 - Mustafa Kemal Paşa, istanbul`dan gelen Osmanlı delgeleıi ile (izzet ve Salih Paşalar) Bilecik Tren fstasyonu`nda görüştü.

25 Aralık 1920 - Mustafa Kemal Paşa; "Hiçbir kimse, hiçbir neden ve sebeple Ankara`daki Hükümet`in bilgisi olmadan kuvvet toplamaya yetkili değildir, "bildirisini yayınladı.

29 Aralık 1920 - Kuvva-i Seyyare Komutanı Çerkez Ethem ve arkadaşlarının ulusal otoriteye karşı oldukları anlaşıldı.

10 Ocak 1921 - Yunanlılarla yapılan Birinci inönü Savaşı`nda, Mustafa Kemal Paşa, inönü`ye çektiği bir telgrafta: "... Bu başarının kutsal topraklarımızı düşman istilâsından tamamiyle kurtaracak olan kesin zafere bir hayırlı başlangıç olmasını Allah`dan dilerim., "diyordu.

20 Ocak 1921 - Yeni Türk Devleti`nin ilk Anayasası kabul edildi.

12 Mart 1921 - Mehmet Akif`in yazdığı İstiklâl Marşı, TBMM`si tarafından millî marş olarak kabul edildi.

16 Mart 1921 - TBMM`si ile Rusya arasında "Moskova Antlaşması" imzalandı.

1Nisan 1921 - Yunanlılara karşı İkinci İnönü Zaferi kazanıldı. Mustafa Kemal Paşa, ismet İnönü`ye çektiği telgrafta: "Siz orada yalnız düşmanı değil, ulusun makûs talihini de yendiniz." diyordu.

10 Mayıs 1921 - Mustafa Kemal Paşa`nın önerisiyle, TBMM`sinde "Anadolu ve Rumeli Mûdafaa-i Hukuk Grubu" kuruldu; Mustafa Kemal, bu grubun başkanlığına seçildi.

21 Haziran 1921 - Mustafa Kemal Paşa. Fransız elçisi F. Boullion ile Ankara`da görüştü.

5 Ağustos 1921 - TBMM`si tarafından-geniş yetkilere dayalı üç aylık süre ile Mustafa Kemal Paşa`ya Başkomutanlık yetkisi verildi.

Bunun üzerine kürsüye gelen Başkomutan Gazi Mustafa Kemal, yaptığı konuşmada şöyle diyordu:

"Efendiler, düşmanı kesinlikle yeneceğimize dair olan güvenim bir dakika olsun sarsılmamıştır Bu dakikada, bu gönül dolusu güvenimi, yüksek heyetinize karşı, bütün millete karşı ve bütün âleme karşı ilân ederim".

23 Ağustos 1921 - Bu tarihte 22 gün ve 22 gece süren Sakarya Meydan Savaşı başladı.

Başkomutan, orduya yayınladığı bir emirde: "Müdafaa hattı yoktur; müdafaa sathı vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." diyordu.

19 Eylül 1921 - Mustafa Kemal Paşa`ya TBMM tarafından "Mareşallik ve Gazi" unvanı verildi.

20 Ekim 1921 - Fransa Hükümeti`nin Ankara Hükümeti`ni tanıması ve Fransa, Türkiye arasında Ankara Antlaşması`mn imzalanması.

5 Ocak 1922 - Türk Ordusu`nun Adana`ya girişi.

26 Ağustos 1922 - Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz`u, Kocatepe`den saat 05.30`da topçu ateşiyle başlattı.

30 Ağustos 1922 - Mustafa Kemal Paşa, Dumlupınar`da Yunan ordusunu kesin yenilgiye uğrattı.

Başkomutanlık Meydan Savaşı`nı kazandı.

30-31 Ağustos 1922 - Kütahya kurtuldu. Belediyeye Türk Bayrağı çekildi.

1 Eylül 1922 - Mustafa Kemal Paşa`nın Başkomutanlık emri: "Ordular! İlk hedefiniz Akdenizdir, ileri!"

2 Eylül 1922 - Yunan askeri birlikleri komutanı General Trikopis ile Digenis esir alındı. Ertesi günü Mustafa Kemal`in huzuruna getirildiler.

9 Eylül 1922 - Türk ordusu İzmir`e girdi. Türk Bayrağı Kadife Kale`ye çekildi.

10 Eylül 1922 - Başkomutan Gazi Mustafa Kemal İzmir`e geldi. Aynı gün Türk Ordusu, Bursa`yı düşmandan geri aldı.

3 Ekim 1922 - Mudanya Konferansı toplandı. Bu tarihte Batı Cephesi Komutanı ismet Paşa, İngiltere delegesi General Harrington, Fransız delegesi General Charpy ile İtalyan delegesi General Monbelli bir araya geldiler.

11 Ekim 1922 - Mudanya Ateşkesi imza edildi.

20 Kasım 1922 - Lozan`da barış görüşmelerinin başlaması.

25 Kasım 1922 - Edirne`deki düşman yönetiminin TBMM`si Hükümetine geçmesi.

26 Kasım 1922 - Çanakkale`deki yönetimin TBMM`si Hükümeti`ne geçmesi.

2 Aralık 1922 - Anadolu`daki yenilgileri nedeniyle Yunan hükümet üyeleri ile Yunan orduları başkomutanı Hacıanesti Atina`da idam edildi.

1923-1924
14 Ocak 1923 - Mustafa Kemal Paşa`nın annesi Zübeyde Hanım, İzmir`de öldü.

20 Ocak 1923 - Mustafa Kemal Paşa, Lâtife Hanım`la evlendi. 5 Ağustos 1925 günü boşanarak ayrıldılar.

4 Şubat 1923 - Lozan Konferansı, önemli görüş ayrılıkları nedeniyle kesildi.

17 Şubat 1923 - Mustafa Kemal Paşa`mn emriyle İzmir`de ik kez "Türkiye İktisat Kongresi" toplandı.

23 Nisan 1923 - 4 Şubat`ta kesilen Lozan Konferansı`nın yeniden başlaması.

24 Temmuz 1923 - Lozan Barış Antlaşması imzalandı.

13 Ekim 1923 - Çıkarılan bir yasayla Ankara, Hükümet merkezi yapıldı.

29 Ekim 1923 - Anayasa değişikliği yapılarak Cumhuriyet ilân edildi. Gazi Mustafa Kemal, meclisin gizli oylamasında, oybirliği ile Cumhurbaşkanlığına seçildi.

3 Mart 1924 - Eğitimi birleştiren yasa kabul edildi. 20 Nisan 1924 - Yeni Anayasa (Teşkilât-ı Esasiye Kanunu) kabul edildi).

1925-1926
13 Şubat 1925 - Doğu`da Şeyh Sait isyanı başladı. 13 Mayıs 1925 tarihinde bu isyan kesin olarak bastırıldı.

27 Ağustos 1925 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, şapka ile inebolu Türk Ocağı`na geldi. Kastamonu gezisi boyunca giysi yeniliği hakkında konferanslar verdi, toplantılar yaptı.

26 Aralık 1925 - Bir yasa çıkartılarak uluslararası saat ve takvim kabul edildi.

17 Şubat 1926 - Medenî Kanun kabul edildi. Türk kadını medenî haklara kavuştu. Çok evlilik yasaklandı. Hukuk düzenimiz çağdaşlaştınldı.

20 Mayıs 1926 - İlkokul öğretmenleri hakkında yasa çıkartıldı.

5 Haziran 1926 - Türkiye, ingiltere ve Irak arasında, Türk-Irak sınırını belirten antlaşma imzalandı.

15/6 Haziran 1926 - Gazi Mustafa Kemal Paşa`ya izmir`de suikast düzenlendi. Eylemi düzenleyenler yakalanarak idam edildi. Bu üzücü olaydan sonra Gazi Mustafa Kemal, Türk Ulusu`na yayınladığı bir duyuruda şöyle diyordu: "Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır".

1927-1928
15/20 Ekim 1927 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Büyük Söylev`ini okudu.

1Kasım 1927 - Gazi Mustafa Kemal Paşa, ikinci kez Cumhurbaşkanı seçildi.

28 Ekim 1927 - Türkiye`de ilk kez nüfus sayımı yapıldı. O tarihteki nüfusumuzun 13 milyon 650.000 olduğu belirlendi.

10 Nisan 1928 - Anayasa değişikliği yapılarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Lâik bir devlet haline getirildi.

24 Mayıs 1928 - Uluslararası rakamların kullanılmasıyla ilgili yasa çıkartıldı.
28 Mayıs 1928 - "Millet Mektepleri" açıldı. Türk vatandaşlığı yasası çıkartıldı.

1 Kasım 1928 - Yeni Türk Harfleri`nin kabul ve uygulanmasıyla ilgili yasa TBMM`si tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi.

1929-1930-1931
5 Ocak 1929 - TBMM`sinden çıkartılan bir yasa ile Anadolu-Bağdat, Mersin, Tarsus, Adana demir yolları ile Haydarpaşa Limanı satın alındı.

3 Nisan 1930 - Menemen`de Cumhuriyete karşı ayaklanma yapıldı. Öğretmen yedeksubay Kubilây bu olayda şehit edildi.

12 Nisan 1931 - Atatürk`ün emriyle Türk Tarih Kurumu kuruldu.

15 Nisan 1931 - Gazi Mustafa Kemal, üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçildi.

25 Ekim 1931 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Balkan Konferansı`nın Ankara`da yapılan kapanış toplantısında: "... Balkan milletleri kardeştir... . İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlık dışıdır", diyordu.

1932-1933
12 Temmuz 1932 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal`in emriyle Türk Dil Kurumu kuruldu.

4 Ekim 1932 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Diyarbakır gazetesi sahibine verdiği bir demeçte: "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, istanbullu, Trakyalı, Makedonyalı, hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır", diyordu.

26 Ekim 1933 - Türk kadınlarına köy ihtiyar heyetlerine seçilme ve seçme hakkı tanındı.

29 Ekim 1933 - Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyetin onuncu yıl dönümü törenlerinde "ONUNCU YIL SÖYLEVl`ni okudu. Bu söylevinin bir yerinde şöyle diyordu:".. Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti bundan sonraki inkişafıyla, geleceğin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.. Ne mutlu Türk`üm diyene!"

1934-1935
21 Haziran 1934 - Soyadı Yasası kabul edildi. Bütün Türk yurttaşlarının öz adından başka bir soyadı taşımaları zorunlu hale getirildi.

24 Kasım 1934 - Gazi Mustafa Kemal`e, TBMM`sinin çıkardığı bir yasa ile `ATATÜRK` soyadı verildi.

3 Aralık 1934 - Hangi dinden olursa olsun, ülkemizde din adamlarının mâbet ve âyinler dışında dinsel giysi kullanmaları yasaklandı.

5 Aralık 1934 - Anayasa değişikliği yapılarak, Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi.

14 Haziran 1935 - Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi`nin kuruluş yasası mecliste onaylanarak kabul edildi.

11 Aralık 1935 - Atatürk, Siyasal Bilgiler Fakültesi`nin kuruluş yıldönümü nedeniyle yapılan törene gönderdiği kutlama yazısında şöyle diyordu: "Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur, işte parola budur!..."

1936-1937
20 Temmuz 1936 - Montreux Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Boğazlar tamamı ile Türk egemenliğine geçti. Türk askeri, "gayri askeri" adı verilen yerlere girdi.

9 Ekim 1936 -Türk Hükümeti, Fransız Hükümeti`ne bir nota vererek Antakya ve İskenderun sancağına bağımsızlık verilmesini istedi.

27 Ocak 1937 - Hatay`ın Bağımsızlığı, Milletler Cemiyeti tarafından kabul edildi.

5 Şubat 1937 - TBMM`sinin aldığı bir kararla, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası`na: "Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, lâiklik, devrimcilik" ilkeleri kondu.

9 Haziran 1937 - Ankara Tıp Fakültesi`nin kurulması için yasa çıkartıldı.

11 Haziran 1937 - Atatürk, Trabzon`dan, Cumhuriyet Hükümeti`ne, bütün çiftliklerini ve mallarını Türk Ulusuna bağışladığını bildirdi.

28/29 Ekim 1937 - Atatürk, son kez Ankara`da Cumhuriyet Bayramı törenlerine katıldı.

1938
14 Ocak 1938 - Türkiye, Irak, Iran, Afganistan arasında kurulan "Sâdâbat Paktı", TBMM`si tarafından onaylandı.

19 Mayıs 1938 - Atatürk, son kez 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı gösterilerini izledi. Rahatsız olmasına karşın Hatay sorunuyla ilgili güney gezisine çıktı. 3 Temmuz 1938 - Antakya`da Türk ve Fransız askeri heyetleri arasında, Hatay`la ilgili bir antlaşma imzalandı.

4 Temmuz 1938 - Hatay bunalımı nedeniyle feshedilen Türk Fransız Dostluk Anlaşması Ankara`da yeniden imzalandı.

5 Temmuz 1938 - Türk askeri birlikleri, coşkun sevgi gösterileri içinde Hatay ve İskenderun`a girdi. Anlaşmada öngörülen yerlerde göreve başladı.

2 Eylül 1938 - Hatay Millet Meclisi toplandı; Tayfun Sökmen`i Devlet Başkanı seçti.

17 Ekim 1938 - Atatürk, yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak ilk komaya girdi.

29 Ekim 1938 - Atatürk`ün bulunamadığı Cumhuriyet Bayramı büyük bir üzüntü içinde kutlandı. Cumhuriyetin 15. yıl dönümü nedeniyle Atatürk`ün hasta yatağından Türk Ordusu`na yayınladığı son bildiride şöyle diyordu:

"... Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferle beraber medeniyet ışıklarını taşıyan Kahraman Türk Ordusu Türk vatanının ve Türklük dünyasının şan ve şerefini, iç ve dış her türlü tehlikelere karşı korumaktan iba-ret olan görevini her an yapmaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük milletimizin tam bir inan itimatınız vardır".

8 Kasım 1938 - Atatürk`ün hastalığının ağırlaştığını bildiren bir rapor yeniden yayınlandı. 10 Kasım 1938 - Saat dokuzu beş geçe, Türk Ulusu`nun yetiştirdiği bu en büyük Türk, son nefesini vererek hayattan ayrıldı.

21 Kasım 1938 - Atamızın tabutu, geçici olarak Etnografya Müzesi`ne kondu.

10 Kasım 1953 - Atamızın tabutu, yapılan büyük bir törenle bugünkü Anıt-Kabre kaldırıldı.

Özdeyişleri

Öğrenciye, her ne yaşta olursa olsun geleceğin büyüğü gözü ile bakmalı ve öyle davranılmalıdır.
Okul; genç kafalara, insanlığı, saygıyı, ulusu ve ülkeyi sevmeyi, bağımsız yaşamayı öğretir.
Çocuklarımıza geleceğin büyükleri gözü ile bakılmalı ve öyle muamele edilmelidir.
Yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır: Çalışkan olmak.
Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen modern ve bütün anlam ve biçimiyle olgun bir topluluk haline getirmektir.
Özgün fikirler uygulandığı an; Türk Ulusu yükselecektir.
Bilim, fen, teknik için Avrupa`ya gidelim, fakat kültürde, yani dilde, ahlakta, sanatta ve hayat anlayışında hep Türk kalalım.
Kadınlarımızı hakiki bir ana görmek istiyorsak, onları erkeğinden fazla okutup yetiştirmeliyiz.
Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim düsüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeter.
İnsanların kişiliğine değer vermeyen ve gelişmelerini kolaylaştırmayan toplumlar yükselemezler.
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı yer ulusun egemenliğidir.
Biz uygarlıktan, bilim ve teknikten güç alırız.
Hürriyet ve bağımsızlık benim karekterimdir.
Cumhuriyeti biz kurduk, onu siz yaşatacaksınız. Her gelişmenin ve kurtuluşun anası hürriyettir.


İlkeleri

Cumhuriyetçilik:
Atatürk devrimleri siyasi nitelik taşır. Çok uluslu bir imparatorluktan ulus devlete geçiş gerçekleştirilmiş ve böylece modern Türkiye`nin ulusal kimliği oluşturulmuştur. Bu kimliğin oluşmasında, kul nitelikli insanların yurttaş-birey niteliği kazanması önemli bir noktadır. Atatürk bunun yolunu, kısaca halkın kendi kendisini idaresi, yani demokrasi demek olan Cumhuriyet`te görmüştür.

Halkçılık:
Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında, Cumhuriyet Devrimi ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşır. Başta İsviçre Medeni Kanunu olmak üzere, Batı kanunlarının Türkiye`de uygulamaya konulmasıyla birlikte kadınların statüsünde köklü değişiklikler olmuş 1934 yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme ve seçilme hakkını almışlardır. Atatürk çeşitli ortamlarda, Türkiye`nin gerçek yöneticilerinin köylüler olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan çok bir hedef niteliğindedir. Halkçılık ilkesi sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf farklılıklarına karşı olmak ve hiçbir bireyin, ailenin, sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul etmemek demektir. Halkçılık, Türk vatandaşlığı olarak ifade edilen bir fikre dayanır. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri, halkın daha fazla çalışması için gerekli psikolojik teşviki sağlar, birlik fikrinin ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olur.

Laiklik:
Laiklik yalnızca devlet ve dinin birbirinden ayrılması anlamına gelmez. Ayrıca eğitim, kültür ve yaşama alanlarının da dinden bağımsız olması anlamını taşır. Laiklik, devletin dini düşünce ve dini kuruluşların etkisinden bağımsız olması, ve genel olarak düşünce özgürlüğü anlamına gelmektedir. Devrimlerin birçoğu laikliği gerçekleştirmek amacıyla yapılmış ve diğerleri ise laikliğe ulaşılmış olması sayesinde gerçekleştirilebilmiştir. Laiklik ilkesi akılcı ve dini siyasetin dışında tutan bir ilkedir. Osmanlı döneminde matbaanın geciktirilmesinde olduğu gibi dinin yenilikler karşısında nasıl tutucu bir silah haline geldiğini yaşamış olan Türkiye Cumhuriyeti kurucuları açısından dinin din dışı sivil yapı üzerinde yaratabileceği baskıları önlemenin bir aracıdır.

Devrimcilik:
Atatürk`ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de devrimciliktir. Bu ilkenin anlamı Türkiye`nin devrimler yaparak geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlarla değiştirmiş olmasıdır. Geleneksel kavramların bir kenara itilip modern kavramların benimsenmesi demektir. Devrimcilik ilkesi, yapılmış olan devrimlerin tanınıp kabul edilmelerinin çok ötesine geçmiştir.

Milliyetçilik:
Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir. Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır, sosyal içeriklidir, yalnızca anti-emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine, gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik Türk Devleti`nin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.

Devletçilik:
Mustafa Kemal Atatürk yapmış olduğu açıklamalarda ve politikalarında Türkiye`nin bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik gelişmeye önemli ölçüde bağlı olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, devletçilik ilkesini de devletin, ülkenin genel ekonomik faaliyetlerinin düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği veya yetersiz kaldığı ya da ulusal çıkarların gerekli kıldığı alanlara girmesi anlamında yorumlamaktadır. Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasında, devlet yalnızca ekonomik faaliyetlerin temel kaynağını teşkil etmemiş, aynı zamanda ülkenin büyük sanayi kuruluşlarının da sahibi olmuştur.